MAKALELER
Ateizm ve Din
Ya Varsa?
Ya Varsa?
"Ya Varsa?"
İslamın Tüccar Zihniyeti
Din tartışmalarının sonucunda, mümin tarafın köşeye her sıkıştığında kullandığı bir argüman vardır: "Allah yoksa ona iman etmiş olmanın kimseye zararı olmaz, ama ya varsa o zaman inanmayanlar çok kötü şekilde yanacaklardır. O halde aklımıza yatmıyorsa bile inanalım, ne olur ne olmaz"... Bu argümanın mucidi, aynı zamanda islam tarihinin en büyük katili olan Ali'dir (savaşta ele geçirilen esirlerin idamını kimseye bırakmaz, hepsini bizzat ünlü Zülfikar'ıyla hallederdi).
Bu mantık, katıksız bir tüccar zihniyetidir ve köprüden geçene kadar ayıya dayı demek mantığıyla özdeştir. Böyle bir mantık, -eğer varsa- gerçek bir tanrıya yapılacak en büyük hakarettir. Onu yağcılıktan ve iki yüzlülükten etkilenen aciz bir varlık yerine koymaktır.
İman, değişmez ve asla sorgulanamaz doğruları olan dogmalar üzerine kurulur ve -böylelikle- "ya varsa kaybın olmaz" safsatasının aksinin düşünülmesine engel olunur. Bununla da olmayana ergi yöntemi mümin için olanaksız kılınmaya çalışılır. İnsanı en zayıf yerinden yakalayarak, sağlıklı düşünce dizgesini dumura uğratmayı hedefleyen bu tür dogmalar, gerçekten çok zekice tasarlanmış ve yıkılması en zor olan dogmalardandır. Bunun zihinlere genç yaşta yerleştirilmesiyle, bilimin ve ilerlemenin temel koşulu olan kuşku bilinçlerden kazınır ve bunun ardından söylenenlere tereddütsüz boyun eğdirme amaçlanır. Böyle bir korku, insan zihninin en önemli yeteneği olan mantığa ve akıl yürütmeye pranga vurulmasına hizmet eder. Çevremizdeki eğitim düzeyi ne olursa olsun -belki tutarlı olma kaygısı güden bir kaçı dışında- bütün müminlerin bilinç altında yer etmiş bu korkunun her köşeye sıkışıldığında açığa çıkması boşuna değildir...
İşte islamın temel zihniyeti budur: gönülsüz de olsa, korkuya, şantaja ve rüşvete dayanarak insanları teslim almak... Bu temel zihniyet açısından doğrunun, haklının, iyi ve ahlaklı olanın hiçbir değeri yoktur. İnsanları onursuzluğun, ahlaksızlığın ve iki yüzlülüğün en aşağılık biçimi olan otoriteye kölece bağlılığa ve sorgusuzca itaate yönlendirir. Kuran, insan onurunun, şerefinin hiçbir değeri olmadığını öne süren, insanların aciz ve zavallı olduklarını yineleyen, verilen nimetleri döne döne insanların başına kakan ayetlerle doludur. Müminleri Allah'ın sonsuz rahmetine karşın, masum çocukların öldürülmesine, sakat bırakılmasına ve daha nice adaletsizliklere göz yummasını mazur göstermeye iten, işte bu zihniyettir.
Oysa onurlu, doğru, iyi ve ahlaklı olan, hiçbir başarı şansı olmasa bile, sonucunda ceza görmek kaçınılmaz olsa bile ve tanrıdan bile gelse, zulüme, adaletsizliğe, haksızlığa karşı başkaldırmaktır. Günümüzde islam ülkeleri dünyanın en adaletsiz yönetimleriyle yönetilmelerine rağmen, çoğunda en ufak bir direniş ve başkaldırının olmamasının temelinde, islamın yığınların bilinçaltına kazıdığı tereddütsüz itaat içgüdüsü yatmaktadır.
Burada bir ikinci nokta daha vardır: Allah'ın gerçekten varolduğuna ve Kur'an'da ve öbür kitaplarda yazılan özelliklere sahip olduğunu varsayalım. Peki inananlar o zalim, inanmayanları sırf kendine kulluk etmedi diye, hiçbir insanın hayal dahi edemeyeceği kadar korkunç bir şekilde cezalandırırken, kendilerinin güvencede olduğundan nasıl emin olabilirler? Kendisine hiçbir kötülük edemeyecek kadar aciz yaratıkları inanmıyorlar diye sonsuza kadar sonsuz acılarla cezalandırabilecek kadar acımasız bir varlığın, müminlere verdiği sözü tutacağına kim güvence verebilir?
Öyle ya kerameti kendinden menkul ve her ne yaparsa tanım gereği "iyi" olan o zat, belki de orada onları da tarifsiz acılarla başbaşa bırakacak ve sadistçe bir zevkle herkesin acıdan kıvranmasını seyredecektir. Bunda da sadece kendisinin bildiği bir hikmet olmadığını kim nereden bilebilir?
O değil mi "ben istersem herkesi hidayete erdirebilirdim, ancak cehennemi insan ve cinlerle dolduracağıma dair söz çıktı ağzımdan" diyerek, günahkarlar için cehennem değil, cehennem için insanlar yarattığını itiraf eden?
Eğer gerçekten varsa, hayal dahi edemeyeceğimiz kadar acımasız olan varlığa yaranmaya çalışırken, yukarıdaki ticari argümanı öne sürmek, kabahatten daha büyük bir özürü öne sürmek değil midir?
Deicide
Duyurular
10.13.2011
Yıllardır Türkiye'den erişime kapalı olan ateizm.org domain adresimizin yasağı resmi olarak kalkmıştır. Fakat TTNET kullanıcıları hala erişimde sorun yaşayabilmektedir. Bazen aynı kişi bir gün bu domain'e erişip, ertesi gün erişememektedir. Yasağın TTNET'in DNS server'larından doğru dürüst kaldırılamamış olmasından kaynaklandığını zannettiğimiz bu teknik sorunun çözümü için uğraşmaktayız.
01.18.2011
Cumhuriyet gazetesi, ateizmin geçmişten bugüne yolculuğunu, ateistlerin gerçek ve sanal âlemde yaşadığı sorunları ateizm.org yöneticisi Aydın Türk'le konuştu: Cumhuriyet Gazetesi Röportajı
01.12.2010
Edip Yüksel ile Ateistforum'da "İslam ilahi midir, insan yapısı mıdır?" konusunda yaptığımız tartışma: İslam ilahi midir, insan yapısı mıdır?
Facebook'da Bize Katılın
Haberler
Kullancı girişi
Linkler
AteistMonday, 27 December 2010
Özgür Bilen
Monday, 27 December 2010
Ateistin Günlüğü
Monday, 27 December 2010
Fikirsel Evrim
Monday, 27 December 2010
Evrim Teorisi
Sunday, 24 April 2011
Kuran Yalanları
Monday, 27 December 2010
Kadın İslam Adalet
Monday, 27 December 2010
Şüpheci Melek
Monday, 27 December 2010
Richard Dawkins
Monday, 27 December 2010
Muazzez Çığ
Monday, 27 December 2010
03:29 2. Ateistforum Tanıtım 2
05:07 3. Dawkins Der Ki
02:05 4. Peri Masalı İnançlar
00:38
03:00 6. İnternetine Sahip Çık
00:30 7. Çöldeki Saat ve Gözün Evrimi
02:57 8. Geçiş Formları
03:36
09:24 10. Yaratılış Okullarda Öğretilmemelidir
05:12 11. Gözün Evrimi
04:52 12. İnancın Güvenilirliği
08:25



/ 8




