Ana Sayfa
MAKALELER
Evrim ve Yaratılışçılık
Evrim ve Zaman
MAKALELER
Evrim ve Yaratılışçılık
Evrim ve Zaman
Evrim ve Zaman
Thursday, 06 January 2011
EVRİM ZAMANDIR

Dindarların evrim konusuna direnmelerinin iki temel nedeni var.
Birincisi ölümsüzlük gibi bir avuntunun çürütülmesidir.
Ruh gibi ölümsüz , zaman ve maddeden bağımsız şeylerin var olduğunu düşünmektedirler. Ve öldüklerinde ahiret adı verdikleri bir dünyaya gideceklerini zannetmektedirler.
Bilimsel düşünce; ruh, ahiret ve allah gibi soyut kavramların metafizik şeyler olduğunu, yalnız insan düşüncesi tarafından üretildiğini öğütler.
İkinci önemli nedeni ise zamanı değerlendirme yetersizlikleridir. Özellikle zamanın ne olduğunu algılayamamaktadırlar. Gündelik yaşamaktadırlar, geçmiş ve gelecek konularının neler getirip neler götürdüklerini kavrayamamaktadırlar.
Şu çok önemli açık bir gerçektir.
Evrim zamanın ta kendisidir. Deniz kenarları ve dere yataklarında kumlar çakıllar nasıl oluşmuşsa, canlılar da aynı mekanizmalarla oluşmuştur. Vadiler, sarkıt dikitler, travertenler ve peri bacaları nasıl oluşmuşsa canlılarda aynı mekanizmalarla oluşmuşlardır.
Su (H2O), TUZ (NaCl), AMONYAK (NH3) Nasıl oluşmuşsa, nükleik asitler de aynı şekilde oluşmuşlardır. Bu oluşumlar atomların, elementlerin ve maddelerin fiziksel ve kimyasal özellikleri, davranış biçimleri nedeni ile oluşmaktadırlar.
Çevremizdeki her şey, her olgu, her madde sürekli hareket ve değişim içindedir. Bu hareketler zaman’ı oluştururlar.
Yine; canlıların iki önemli özelliği nedeniyle bizler insan olma düzeyine kadar gelebildik.
Birinci özellik canlıların ilk yapı taşları olan amino asitler kendi gibi aminoasitleri sentezleyebilmeleri (kendi benzerlerini üretebilmeleri) dir.
İkincisi ise devamlı kendini yenileme yeteneklerine yeni ve değişik yenilemeler katılarak bu yenileme işlemlerinin çeşitlenmesidir. Çeşitliliğin birikmesidir.
Çeşitliliğin birikmesi ortam şartları süzgecinden geçerek oluşmaktadır. Ortama en iyi uyum sağlayan sürekliliğini koruyabilmektedir. Yılanın zehri, kendisinin avantajı, avının dezavantajıdır. Doğada kalmanın avantajları bile görecelidir.
Bu çeşitliliğin ve avantajların birikimi, bir düzeye gelince, sanki canlılar, ortama göre tasarlanmış gibi bir görünüm yaratmaktadır. Halbuki bu durum bir sonuçtur. Böyle durumlara neden ararsak adım adım geriye bakmak gerekir.
Ancak bizim dindarlarımız, Allah ol dedi oldu kolaycılığına kaçmaktadır. Bu nedenle ilimde, bilimde bir adım ileri gidememektedirler. Bir canlının bu düzeye nasıl geldiğini bilemeyenler, nereye gideceğini de bilemezler. Genetik bulguların ne anlama geldiğini, Genetik çalışmaların kazanımlarını düşünemezler.
Tekrar büyük puntolarla belirteyim.
Evrim zamandır. Evrimi inkar etmek zamanı inkar etmektir!
Hiçbir şey başlangıçta olduğu gibi değildir. Hiçbir şey durağan değildir. Her şey
değişmektedir.
Sinek türlerinde, bitkilerde ve mikroplarda evrim, deneysel olarak gösterildiği halde dindarların
“Bütün canlılar yaratıldığı gibi değişmeden varlıklarını sürdürüyor” iddiası, inatçılıktır. Dünya düzdür demekten farkı yoktur.
Onları bu inatçılıktan vaz geçirmek gerek. En azından bilimin konularından uzak tutmak, inançlarıyla bilimsel konulara açılım getirmelerine fırsat vermemek gerek. İnançların kendi alanında kalmasını, bilimin ise kendi kulvarında ilerlemesini sağlamak, herkesin yararına olacaktır.
Dindarların evrim konusuna direnmelerinin iki temel nedeni var.
Birincisi ölümsüzlük gibi bir avuntunun çürütülmesidir.
Ruh gibi ölümsüz , zaman ve maddeden bağımsız şeylerin var olduğunu düşünmektedirler. Ve öldüklerinde ahiret adı verdikleri bir dünyaya gideceklerini zannetmektedirler.
Bilimsel düşünce; ruh, ahiret ve allah gibi soyut kavramların metafizik şeyler olduğunu, yalnız insan düşüncesi tarafından üretildiğini öğütler.
İkinci önemli nedeni ise zamanı değerlendirme yetersizlikleridir. Özellikle zamanın ne olduğunu algılayamamaktadırlar. Gündelik yaşamaktadırlar, geçmiş ve gelecek konularının neler getirip neler götürdüklerini kavrayamamaktadırlar.
Şu çok önemli açık bir gerçektir.
Evrim zamanın ta kendisidir. Deniz kenarları ve dere yataklarında kumlar çakıllar nasıl oluşmuşsa, canlılar da aynı mekanizmalarla oluşmuştur. Vadiler, sarkıt dikitler, travertenler ve peri bacaları nasıl oluşmuşsa canlılarda aynı mekanizmalarla oluşmuşlardır.
Su (H2O), TUZ (NaCl), AMONYAK (NH3) Nasıl oluşmuşsa, nükleik asitler de aynı şekilde oluşmuşlardır. Bu oluşumlar atomların, elementlerin ve maddelerin fiziksel ve kimyasal özellikleri, davranış biçimleri nedeni ile oluşmaktadırlar.
Çevremizdeki her şey, her olgu, her madde sürekli hareket ve değişim içindedir. Bu hareketler zaman’ı oluştururlar.
Yine; canlıların iki önemli özelliği nedeniyle bizler insan olma düzeyine kadar gelebildik.
Birinci özellik canlıların ilk yapı taşları olan amino asitler kendi gibi aminoasitleri sentezleyebilmeleri (kendi benzerlerini üretebilmeleri) dir.
İkincisi ise devamlı kendini yenileme yeteneklerine yeni ve değişik yenilemeler katılarak bu yenileme işlemlerinin çeşitlenmesidir. Çeşitliliğin birikmesidir.
Çeşitliliğin birikmesi ortam şartları süzgecinden geçerek oluşmaktadır. Ortama en iyi uyum sağlayan sürekliliğini koruyabilmektedir. Yılanın zehri, kendisinin avantajı, avının dezavantajıdır. Doğada kalmanın avantajları bile görecelidir.
Bu çeşitliliğin ve avantajların birikimi, bir düzeye gelince, sanki canlılar, ortama göre tasarlanmış gibi bir görünüm yaratmaktadır. Halbuki bu durum bir sonuçtur. Böyle durumlara neden ararsak adım adım geriye bakmak gerekir.
Ancak bizim dindarlarımız, Allah ol dedi oldu kolaycılığına kaçmaktadır. Bu nedenle ilimde, bilimde bir adım ileri gidememektedirler. Bir canlının bu düzeye nasıl geldiğini bilemeyenler, nereye gideceğini de bilemezler. Genetik bulguların ne anlama geldiğini, Genetik çalışmaların kazanımlarını düşünemezler.
Tekrar büyük puntolarla belirteyim.
Evrim zamandır. Evrimi inkar etmek zamanı inkar etmektir!
Hiçbir şey başlangıçta olduğu gibi değildir. Hiçbir şey durağan değildir. Her şey
değişmektedir.
Sinek türlerinde, bitkilerde ve mikroplarda evrim, deneysel olarak gösterildiği halde dindarların
“Bütün canlılar yaratıldığı gibi değişmeden varlıklarını sürdürüyor” iddiası, inatçılıktır. Dünya düzdür demekten farkı yoktur.
Onları bu inatçılıktan vaz geçirmek gerek. En azından bilimin konularından uzak tutmak, inançlarıyla bilimsel konulara açılım getirmelerine fırsat vermemek gerek. İnançların kendi alanında kalmasını, bilimin ise kendi kulvarında ilerlemesini sağlamak, herkesin yararına olacaktır.
Duyurular
10.13.2011
Yıllardır Türkiye'den erişime kapalı olan ateizm.org domain adresimizin yasağı resmi olarak kalkmıştır. Fakat TTNET kullanıcıları hala erişimde sorun yaşayabilmektedir. Bazen aynı kişi bir gün bu domain'e erişip, ertesi gün erişememektedir. Yasağın TTNET'in DNS server'larından doğru dürüst kaldırılamamış olmasından kaynaklandığını zannettiğimiz bu teknik sorunun çözümü için uğraşmaktayız.
01.18.2011
Cumhuriyet gazetesi, ateizmin geçmişten bugüne yolculuğunu, ateistlerin gerçek ve sanal âlemde yaşadığı sorunları ateizm.org yöneticisi Aydın Türk'le konuştu: Cumhuriyet Gazetesi Röportajı
01.12.2010
Edip Yüksel ile Ateistforum'da "İslam ilahi midir, insan yapısı mıdır?" konusunda yaptığımız tartışma: İslam ilahi midir, insan yapısı mıdır?
Facebook'da Bize Katılın
Haberler
Kullancı girişi
Linkler
İlhan Arsel SayfasıSunday, 24 April 2011
Septik Fikir
Monday, 27 December 2010
Muazzez Çığ
Monday, 27 December 2010
Evolution Of The Stone
Monday, 27 December 2010
Ümit Sayın Makaleleri
Sunday, 24 April 2011
Bilim Felsefe Din
Sunday, 24 April 2011
Kadın İslam Adalet
Monday, 27 December 2010
Paganx
Monday, 27 December 2010
Fikirsel Evrim
Monday, 27 December 2010
Solucanla Köstebek
Monday, 27 December 2010
1. Ateistforum Tanıtım 1
03:29 2. Ateistforum Tanıtım 2
05:07 3. Dawkins Der Ki
02:05 4. Peri Masalı İnançlar
00:38
03:29 2. Ateistforum Tanıtım 2
05:07 3. Dawkins Der Ki
02:05 4. Peri Masalı İnançlar
00:38
5. Sansüre Karşı
03:00 6. İnternetine Sahip Çık
00:30 7. Çöldeki Saat ve Gözün Evrimi
02:57 8. Geçiş Formları
03:36
03:00 6. İnternetine Sahip Çık
00:30 7. Çöldeki Saat ve Gözün Evrimi
02:57 8. Geçiş Formları
03:36
9. Yaratılışçılara Cevaplar
09:24 10. Yaratılış Okullarda Öğretilmemelidir
05:12 11. Gözün Evrimi
04:52 12. İnancın Güvenilirliği
08:25
09:24 10. Yaratılış Okullarda Öğretilmemelidir
05:12 11. Gözün Evrimi
04:52 12. İnancın Güvenilirliği
08:25







